ARŞİV·2005

Dobrinja´da Düğün (Bir Günün Trilogyası)

Olaylar 1993 yılında, Yugoslavya İç Savaşı’nın ikinci yılında geçer. Dobrinja Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’nın bir mahallesidir. Kent Sırp kuşatması altındadır. Müslüman Boşnaklar yaşam mücadelesi vermektedir.

Yazan-Yöneten
Nesrin Kazankaya
İlk Sahnelenme
7 Ocak 2005
Dobrinja´da Düğün (Bir Günün Trilogyası) afişi
OYUN HAKKINDA

Olaylar 1993 yılında, Yugoslavya İç Savaşı’nın ikinci yılında geçer. Dobrinja Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’nın bir mahallesidir. Kent Sırp kuşatması altındadır. Müslüman Boşnaklar yaşam mücadelesi vermektedir. Kentte iki günlük bir ateşkes ilan edilmiştir. Yıkıntılar arasında yan yana evlerde yaşayan iki aile, evin yıkılmaktan kurtulmuş küçük bahçesinde, gece bir düğün yapacaklardır. Düğün, kendi yaptıkları canlı müzikle, dansla, yoksunluk içinde hazırlanmış bir sofrayla kutlanır. Hazırlıklarla geçen sabah, öğleden sonra ve düğünle sonlanan akşam, savaşın içinde bir günün trilogyasını oluşturur. Bu zaman kesitinde, savaşta yaşanan acılar, ölümler, kırık hayatlar, kayıp aşklar ve savaşla yitirilen insani değerler sorgulanır. Bu insanların savaşa rağmen müzikle, dansla buluşturdukları umutları, tutkuları, direnişleri, varoluşlarının tek dayanağıdır artık.

YARATICI EKİP
Yazan-Yöneten
Nesrin Kazankaya
Dramaturgi
Şafak Eruyar
Işık
Yüksel Aymaz
Dekor - Kostüm
Nilüfer Moayeri
Müzik Yönetmeni
Richard Laniepce
Müzik Yönetmeni
Richard Laniepce
Dans Düzeni
Pınar Çelebi
Yön.Yrd.
Zeynep Özden

Eda Yapanar

Eren Uluergüven

OYUNCULAR
  • MelisaNesrin Kazankaya
  • SenijaBaşak Meşe
  • AsımNihat İleri
  • BegoLevent Öktem
  • SlobodanKayhan Teker
  • JasnaZeynep Özden
  • Ödüller
  • 2005 “Afife Jale En İyi Yazar Ödülü”Nesrin Kazankaya
  • 2005 “Afife Jale En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” Levent Öktem
  • 2005 “Lions Selim Naşit Özcan Canlandırmada Bütünlük (Ensemble)”
  • 2005 “Lions Selim Naşit Özcan En İyi Erkek Oyuncu” Nihat İleri
  • 2005 “Eleştirmenler Birliği Yılın En İyi Oyunu Ödülü”
BASINDAN

Cumhuriyet, 6 Aralık 2005, Ayşegül Yüksel

 Saraybosna’da Çehov’dan öte

Yugoslavya... Bağrında dört dili ve üç dini barındıran, iki alfabesi olan ülke. Etnik farklılıklara karşın tek bir ulusal kimlik altında toplanmış insanların, ne Batı kapitalizmine emperyalizmine boyun eğen, ne de Sovyet rejiminin güdümüne giren bir sosyalist yönetimle 45 yıldan çok yaşamış olduğu ‘umut’ ülkesi. Artık o ülke yok... Yok edildi. Ya ‘umut’?

Mareşal Tito’nun Yugoslavya’sını 1978 yılında görmüştüm. Günün ve gecenin her saatinde güvenlik içinde dolaşabileceğiniz tertemiz kent sokakları, güzelim parkları, tarihsel anıtları, herhangi bir köşe başından alıverebildiğiniz, hepsi aynı nefis lezzette olan ve aynı bedel karşılığında satılan sandviçleriyle, devletin büyük paralar ayırdığı kültür ve sanat etkinlikleriyle, hiç İngilizce bilmeyen insanların, hiç bilmediğiniz bir kentte otobüsle oradan oraya gidebilmenizi sağlayacak düzeydeki yardımseverliğiyle, peynir zeytin fiyatına alabileceğiniz kristal ya da camdan güzelliklerle...

Tito’nun 1980’de ölümüyle, üstünde yıllardır gizli gizli çalışılan etnik ulusalcılığın nasıl azdırıldığını ve 1990’lı yıllardan başlayarak kardeşi kardeşe düşüren, bugüne dek yazılmış tüm trajedileri uyduruk masallara indirgeyen, insanlığımızdan utanmamıza neden olan dehşet görüntüleriyle midemize oturan iç savaş boyunca, aynı bayrak altında yıllarca huzur içinde yaşamış insanların çektiği acılara hep birlikte tanık olduk.

Etnik Ulusalcılığa karşı uyarı

Nesrin Kazankaya’nın sanat yönetmeni olduğu Tiyatro Pera için yazıp sahnelediği -Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nce ‘en başarılı oyun’ ödülüne değer bulunan- ‘Dobrinja’da Düğün’ adlı oyunu, bir yanıyla Yugoslavya’da yaşanmış olanlara yakılmış bir ağıt, bir yanıyla da etnik ayrımcılık rüzgârlarıyla beslenmesine çalışılan ‘ulusalcılıklar’a karşı, Türk toplumuna yerinde bir uyarı niteliği taşıyor.

BASIN BÜLTENI

TİYATRO PERA’NIN OYUNU 93 YILINDA SARAYBOSNA’DA GEÇİYOR:

Tiyatro Pera’nın geçen sezonun büyük ilgi gören, Eleştirmenler Birliği “Yılın Oyunu” Ödülü dahil 5 ödüllü oyunu Dobrinja’da Düğün bu yıl da izleyicisiyle buluşmaya devam ediyor!

Nesrin Kazankaya’nın yazıp yönettiği “Dobrinja’da Düğün (Bir Günün Trilogyası)”,

7 Ocak 2005 Cuma günü Tiyatro Pera’da prömiyer yaptı. Dramaturgisini Şafak Eruyar’ın, ışık tasarımını Yüksel Aymaz’ın, dekor; kostüm tasarımını Nilüfer Moayeri’nin, müzik yönetmenliğini Richard Laniepce’in, dans düzenini Pınar Çelebi’nin, yönetmen yardımcılığını Eren Uluergüven'in yaptığı oyunda görev alan sanatçılar: Nesrin Kazankaya, Nihat İleri, Levent Öktem, Kayhan Teker, Başak Meşe, Zeynep Özden.

         Oyunda olaylar 1993’te, Yugoslavya İç Savaşı’nın ikinci yılında geçer. Dobrinja, Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’nın bir mahallesidir. Saraybosna Sırp kuşatması altındadır. Müslüman Boşnaklar yaşam mücadelesi vermektedir. Oyunda, yıkıntılar arasında yan yana iki evde yaşayan iki ailenin umutsuzlukları, kırgınlıkları, çatışmaları ve savaşa rağmen umutları, dirençleri anlatılmaktadır. Bir günlük ateşkeste, evin yıkılmaktan kurtulmuş küçük bahçesinde, gece bir düğün yapılacaktır. Hazırlıklarla geçen sabah, öğleden sonra ve düğünle sonlanan akşam; savaşın içinde bir günün trilogyasını oluşturur.

         1992-1996 yılları arasında, Avrupa’nın ortasında ve tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen, milliyetçilik adına “etnik temizliğe” dönüşen Yugoslavya İç Savaşı, tarihin en büyük kıyımlarından biri haline gelmiştir. Özellikle çok uluslu, çok dinli ve çok kültürlü bir kent olan Saraybosna’da, savaşın en ağır yıkımı yaşanmıştır. Sırp milliyetçiliğinin, soykırıma uzanan vahşeti, en başta Boşnaklar olmak üzere, tüm Yugoslav halklarını etkilemiş; kin ve intikamı tetiklemiştir.

BROŞÜRDEN

Yönetmenin Önsözü

Umudun bittigi yerde...

Yeni yüzyila aktarilan en büyük vahset, savasi gerekçelendirmek oldu. Katliamlarla gerekçeler arayisi, önce yok edip sonra anlamlandirma çabalari; insanligin en degerli, en yapici, yaratici, itici gücünün, umudun yitirilmesine yol açti. Aranan gerekçelerin en vahsisi, en fecisi ise “milliyetçilik”. Soguk Savas sonrasi, 1991-95 arasinda, dört yil boyunca süren; Avrupa’nin ortasinda, tüm dünyanin, insanligin gözleri önünde, naklen yayinla bir korku filmi gibi izlenen Yugoslavya’daki iç savas; Bosna-Hersek’teki önlenebilir bu büyük kiyim; “milliyetçilik” gerekçesi, Bati Dünyasi tarafindan, “delikan”, “çeteci” Balkan ruhu damgasiyla yumusatilarak, anlasilabilir kilinmis ve görmezden gelinmistir. 45 yildan çok; dört dili, üç dini, iki alfabesi ile tek bir ulusal kimlik çatisi altinda, bir arada huzur içinde yasamis bes ulusun savasla yitirdigi umut, tüm insanligin umuduydu.

Bir yil süren hazirlik çalismalari sonucu oyunu yazip, Saraybosna’ya gidince, umudun bittigi yerde yeniden yaratilan yasam direncini görmek, yazdiklarimin bir saglayi oldu benim için. Çok uluslu, özenilecek laisizmi ile çok dinli bir toplum modelinin en olgun örnegini veren Saraybosna; hala yikik binalari, delik desik duvarlari arasindan yeni umutlarin filizlendigi bir kent. Savasin ortasinda, su ve yiyecek bulamazken, uluslararasi festival yapacak kadar dirençli bu insanlar; bugün bir baska direnci, yeniden umut etme, yeniden var olma direncini gösteriyorlar.

Dobrinja, Saraybosna’nin 80’lerin basinda kurulan bir mahallesi; havaalaninin hemen yaninda. Kentte savasin baslamasiyla, ilk ve en agir bombardimani, saldirilari yasamis bir semt. Saraybosnalilari yok olmaktan kurtaracak tunelin yapimi da bu mahallede baslamis. Bahçeli güzel evlerinin, zevkli yüksek binalarinin yerle bir oldugu, harabeye dönen Dobrinja, umudun dogdugu yer olmus.                                                                                                                   

ARŞİV

İlk sahnelenme: 7 Ocak 2005